Kelebeğin Rüyası filmi ile gündeme gelen Muzaffer Tayyip Uslu ve Rüştü Onur Kimdir? Kelebeğin Rüyası filmi nerede çekildi? Konusu nedir?

Yılmaz Erdoğan’ın yönetmenlik ve senaristlik yaptığı filmde; Kıvanç Tatlıtuğ – Muzaffer Tayyip Uslu’yu canlandırırken, Mert Fırat – Rüştü Onur’u canlandırmaktadır.

Film 1. Dünya savaşı sırasında, Zonguldak’ta yaşayan Muzaffer Tayyip Uslu ve Rüştü Onur’un hayatını konu almaktadır.

Kelebeğin Rüyası Filmi Nerede Çekildi?

Filmin çekim mekanı olarak Muzaffer Tayyip Uslu’nun hayatını geçirdiği mekanlar tercih edilmiştir. İstanbul, Zonguldak, Uşak, Karadeniz Ereğli Heybeliada, ve Büyükada’da çekimler yapılmıştır.

Kelebeğin Rüyası Filmi Oyuncuları Kimler?

Yönetmen: Yılmaz Erdoğan

Senarist: Yılmaz Erdoğan

Yapımcı: BKM

Oyuncular: Yılmaz Erdoğan (Behcet Necatigil ), Mert Fırat (Rüştü Onur), Kıvanç Tatlıtuğ (Muzaffer Tayyip Uslu), Belçim Bilgin (Suzan Özsoy), Taner Birsel (Ismail Uslu), Ahmet Mümtaz Taylan (Zikri Özsoy)

Kelebeğin Rüyası Filmi Konusu Nedir?

Birinci dünya savaşının dünyayı kasıp kavurduğu yıllarda, modern hayata adım atmaya başlayan Zonguldak’ta yaşayan iki memurun sanatla olan yakınlaşması konu alınmaktadır. Muzaffer Tayyip Uslu ve Rüştü Onur o yıllarda memuriyetlerine devam ederken; Şiir, edebiyat ve sanatla yakından ilgilenmektedirler.

Muzaffer Tayyip Uslu ve Rüştü Onu’un şiire olan ilgileri, Belediye başkanı’nın kızı olan Suzan’ın (Belçim Bilgin) Zonguldak’a geri dönmesiyle artar. Suzan, Muzaffer ve Rüştü’nün yakın arkadaşlıkları verem ile tehdit edilmektedir. Hepsinin gidişatı ve gelecekleri belirsizdir.

Kelebeğin Rüyası Filmi Hakkındaki Yorumlar

Filme yapılan eleştirilere baktığımızda; ana konu dışında yan hikayelere fazlaca yer verdiği düşünülüyor. Oyunculuk açısından tüm oyuncular başarılı bulunurken özellikle Kıvaç Tatlıtuğ’un performansı çok beğeniliyor.

Muzaffer Tayyip Uslu’nun yaşadığı tüm olumsuzluklara rağmen şiirlerinde hayatın güzelliklerini yansıtması sanırım Yılmaz Erdoğan’ı çok etkilemiş. Filmin geçtiği yıllardaki; savaş, yoksulluk, verem vb. gibi tüm olumsuz şartlara rağmen Yılmaz Erdoğran filmin içinde aşk, şiir ve duyguları ön plana çıkarmış.

Filmin adı olan “Kelebeğin Rüyası” ismi 20 ve 22 yaşlarında hayata gözlerini yuman iki “Kelebek Ömürlü” şairden gelmektedir. Muzaffer Tayyip Uslu’nun kısacık yaşamında Behçet Necatigil başta olmak üzere; Salâh Birsel, Necati Cumalı, Oktay Rifat, Melih Cevdet ve Samim Kocagöz ile çalışması şiir arkadaşlığı yapmış olması Yılmaz Erdoğan’ı etkileyen diğer faktörler olsa gerek.

Muzaffer Tayyip Uslu’nun tek kitabı “Şimdilik” Yapı Kredi Yayınları tarafından tekrar basılmıştır.

Şimdilik - Muzaffer Tayyip Uslu Şiirleri

Şimdilik – Muzaffer Tayyip Uslu

2013 yılı Şubat ayında vizyona giren film, elde ettiği yurt dışı başarılardan dolayı kaçıranlar için 2013 Ekim ayında tekrar vizyona girmiştir.

Muzaffer Tayyip Uslu Kimdir?

muzafffer tayyip uslu

Muzaffer Tayyip Uslu

Muzaffer Tayyip Uslu 1922 yılında İstanbul’da doğmuştur. 24 yıllık hayatının büyük bölümünü Zonguldak’ta geçirmiştir. Bu nedenle kendisine “Zonguldaklı Şair” denilmektedir. Behçet Necatigil ile lise yıllarında tanışma fırsatı bulmuştur. Liseyi bitirdikten sonra İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümüne başlamış, ne var ki maddi imkansızlık ve hastalık sebebiyle Zonguldak’a dönmek zorunda kalmıştır.

O dönem elde edilen bilgilere tek gözü doğuştan görmemektedir. İstanbul’daki eğitim hayatını mecburen sonlandırmak zorunda kalan Muzaffer Tayyip Uslu, “Kelebeğin Rüyası” filminde Mert Fırat’ın canlandırdığı Rüştü Onur gibi veremden ölmüştür.

Yaşadığı onca olumsuzluğa ve drama rağmen şiirlerinde hayatın güzelliklerini ele almıştır. Kısa hayatına sığdırdığı şiirleriyle döneminin en iyi şairleri arasında gösterilmektedir.

Şiirlerini 1945 yılında “Şimdilik” isimli kitapta bir araya toplamıştır.  Vefat etmesinin ardından, “Muzaffer Tayyip” isimli kitapta, Muzaffer Tayyip Uslu’nun yazıları ve şiirleri Necati Cumalı tarafından bir araya getirilmiştir.

 

Muzaffer Tayyip Uslu Şiirleri

BENDEN SİZE

Yalnız ben mi inkâr ediyorum Allahı
Mevsimler benden kâfir
Ya kuşlar ve ağaçlara, ne buyurulur
Uzun söze lüzum yok
Şahidimdir
Beş parasız gezdiğim sokak
Bir zaman yaşadığıma
Ve bir hâtıra olsun diye
Benden size
Hiç sıkılmadan söyleyebilirim
Sarışın kızlara bayıldığımı…

ÖLDÜKTEN SONRA

Diyecekler ki arkamdan
Ben öldükten sonra
O, yalnız şiir yazardı
Ve yağmurlu gecelerde
Elleri cebinde gezerdi
Yazık diyecek
Hatıra defterimi okuyan
Ne talihsiz adammış
İmanı gevremiş parasızlıktan…

KAN

Önce öksürüverdim
Öksürüverdim hafiften
Derken ağzımdan kan geldi
Bir ikindi üstü durup dururken
Meseleyi o saat anladım
Anladım ama, iş işten geçmiş ola
Şöyle bir etrafıma baktım,
Baktım ki yaşamak güzeldi hâlâ
Mesela gökyüzü
Maviydi alabildiğine
İnsanlar dalıp gitmişti
Kendi âlemine…

Ben diyeceğimi dedim… Sen de bi’şey demek istersen çekinme ve yorum bırak. İstersen siteme üye ol, kendi adınla makalelerini yayınlamaya başla.

Daha Önce Dediğim Bi’şeyler